Funny Stuff
Here is the real
software metrics.




Kardeşim. Entel zavallım benim. Söyle bana. Sen her akşam işten çıkıp
niye bara gidiyorsun? Yani oradan ne anlıyorsun, ne buluyorsun? Bırak bu
ayakları. Niye işten çıkıp evine gitmiyorsun kardeşim? Git evine, yıka
ayaklarını, gir yatağına. Yat uyu kardeşim. Senin gibiler erkenden yatıp
uyumalı ve bir daha uyanmamalı. Uyandı diyelim. Adam gibi uyan kardeşim.
Gerçeği gör. Ve sus. Ne o üstünde o yelekler, o garip gömlekler. Öyle
şıkır şıkır giyinmeler de ne oluyor? Neyin peşindesin sen kardeşim? Yani
adam gibi giyinemez misin? Zor mu geliyor? Öyle mi? Ama halkın bir tepesi
atarsa gösterir sana zoru kolayı. Şimdi halk susuyor. Birşey yapmıyor.
Bekliyor. Yarın bir patlarsa bakalım içebilecek misin o barlarda rahat
rahat? Halk bu; adamı affetmez. Sen halkını tanımayan bir avanaksın.
Oğlum halk susuyor, herşeyi bildiği gördüğü halde susuyor. Bir bildiği
var susmasında. Ne düşündüğünü ben de bilmiyorum ama var; onun bu
suskunluğunun altında bir sey var, biliyorum. Sen sus! Sen konuşma! Sen
sus oğlum. Çünkü sen konustukça bu ülke batıyor, gitgide çaresizliğe daha
çok gömülüyoruz. Rezil oluyoruz. Sen konuştukça hiçbir felaket peşimizi
bırakmıyor. Ey cemiyetin başbelası entel herif, ne olur git buradan,
gözüm seni görmesin. Git buradan, yok ol entel herif...
Fehmi Baykara
(kürsüye yığılır ve hasteneye, reanimasyon servisine, güçlükle
yetiştirilir. Geçmiş olsun!)
